Aile Hekimleri Memur mudur?

Güncelleme tarihi: 24 Kas 2021

Türkiye'de aile hekimliği sistemi 2004 yılında Pilot uygulama ile birkaç ilde başladı. 2010 Yılına gelindiğinde tüm illerde Aile hekimliği başlamış oldu. Aile hekimleri 657 sayılı devlet memurları kanununa tabi olmakla birlikte 4924 sayılı sözleşmeli personel kanununa da tabidir. Tabi oldukları en önemli kanun Aile hekimliği kanunu ile Aile Hekimliği Ödeme ve sözleşme yönetmeliğidir. Buraya kadar herşey klasik memur gibi gösteriyor aile hekimlerini. Ancak detaya girdikçe Aile hekimliğinin aslında çok farklı bir sistem olduğunu ve Aile Hekimlerinin Memur olmadıklarını görüyoruz. Benzetmemiz ne kadar isabetli olur bilemiyorum ama benzetmek gerekirse aile hekimleri devletten yol yapım ihalesini alan mühendisten farksızdır. Devlet namına iş yapar, hakedişini devletten alır ama özel bir çalışandır. Aile hekimi de çalıştığı bölgenin 1000 ile 4000 arası kişinin birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek üzere devletten hakediş alan özel çalışanlardır. Israrla neden özel dediğimize gelirsek; Mesela Aile Sağlığı Merkezlerinin satın alınması yada kiralanması aile hekimleri tarafından yapılmaktadır. Bina Kamu binasıysa Devlete kira ödemekte, özel binaysa mülk sahibine ödeme yapmaktadırlar. Hakeza Elektrik, su, doğalgaz, telefon, internet abonelikleride aile hekimlerinin üzerine olup faturası onlar tarafından ödenmektedir. Aile sağlığı merkeine başvuran hastalara kullanılan pansuman malzemesinden, temizlik için kullanılan deterjanlara kadar aile hekimlerince satın alınmaktadır. Her aile hekiminin bir ebe yada hemşiresi vardır. O ebe yada hemşirenin maaşı devlet tarafından ödenmektedir. Ancak ekstra çalıştırılan yani aile hekimleri arasındaki tabirle Gruplandırma personeli olarak adlandırılan sağlık personellerinin maaşı yine aile hekimlerince ödenmektedir. Peki bunca ödemeyi aile hekimleri nasıl yapmaktadır? Cari gider ödeneği ile diye cevaplayalım. Cari gider ödeneği devlet tarafından aile hekimlerine her ayın 8 inde verilen ödenektir. Aile sağlığı merkezinin hangi grupta olduğuna göre miktar değişir. Mesela A grubu ile Grupsuz bir Aile sağlığı merkezi arasında yarı yarıya cari gider ödemesinde ücret farkı vardır. Bu farkın sebebi de istenen şartların farklılığından ileri gelmektedir. Yani A sınıfı bir Aile sağlığı merkezinde mecburi çalıştırılacak personel sayısı daha fazladır. Yani gider daha fazla olacağından Cari gider ödemesi de daha yüksek olarak yapılmaktadır. İşte bu bağlamda Aile hekimleri klasik memur anlayışından ziyade biraz da özel sektör anlayışıyla çalışmaktadır. Gelen paraya göre bütçeyi ayarlamak zorundadırlar. Mesela Asgari ücrette yapılacak zamlar veya malzeme temini noktasında karşılaşılan fiyatlar direkt aile hekimlerini etkilemektedir.

Aile hekimliğini klasik memur anlayışından ayıran başka bir noktada sabit maaş/hakedişi olmamasıdır. Mesela 3 ay boyunca üst üste kendisine kayıtlı hasta nüfusu 1000 in altına düşen aile hekiminin sözleşmesi sona ermektedir. Üst sınır olarakta en fazla 4000 hasta kaydetme hakkı verilmiştir. Taban ödemenin üzerine kişi başına ücret almaktadır. Bu ücret yaş grubuna ve kişinin özelliğine göre artmakta yada azalmaktadır. Mesela gebeler için 3 katsayısıyla hakediş alınırken normal 6-64 yaş aralığındaki biri için 1 katsayısı ücret alınmaktadır. 65 yaş üstü için katsayı 1,6 dır.

Aile hekimliğini Klasik memur anlayışından ayıran sadece bu konular değildir. Mesela A grubu ASM lerde uygulanan esnek mesai, yıl içerisinde haberli ve habersiz en az 4 defa yapılan denetimler, Aile hekimlerinin hasta bakmak için kullandığı sistemler, Aşı Takip Sistemi ile takibi yapılan aşı dolabının sorumluluğu gibi.

Aile hekimliğinde birde ceza puanı olayı vardır. 200 ceza puanını dolduran aile hekiminin sözleşmesi fesh olur.


76 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör